Basın camiası, bugün bir “sahtecilik” skandalıyla çalkalanıyor. Gazetecilik kimliğini kişisel çıkarları ve hukuksuz eylemleri için kalkan yapan Y.B., hem devletin koyduğu yayın yasağını deldi hem de sahte kartlarla kurduğu “basın tacirliği” ağında yakalandı. Mesleğin kutsallığına leke süren bu kirli oyun, cezaevi duvarlarında son buldu.
Acıyı Ranta Çevirmeye Çalıştı
Kahramanmaraş’ta yürekleri yakan okul saldırısı sonrası, devletin mağdur aileleri korumak ve soruşturmanın selametini sağlamak adına koyduğu yayın yasağı, Y.B. isimli şahıs tarafından hiçe sayıldı. “Tık” ve “etkileşim” uğruna toplumun hassasiyetlerini çiğneyen şahsın peşine düşen emniyet güçleri, Gaziantep merkezli skandalın asıl boyutunu ise gözaltı sürecinde ortaya çıkardı.
Sahte Kimlik Fabrikası Kurmuş!
Yapılan teknik ve fiziki incelemeler sonucunda, Y.B.’nin sadece yasakları delmekle kalmadığı, matbaadan çıkma sahte basın kartlarını piyasaya sürerek “kart ticareti” yaptığı belgelendi. Kendini gazeteci olarak pazarlayıp, bu unvanı maddi kazanca dönüştüren şahıs, basın camiasının onurunu hedef alan eylemleriyle adaletin karşısına çıkarıldı.
Sözde Gazeteci, Özde Suçlu!
Emniyetteki işlemlerinin ardından mahkemeye sevk edilen Y.B., “Resmi belgede sahtecilik” ve “Yayın yasağına muhalefet” suçlamalarıyla tutuklanarak demir parmaklıklar ardına gönderildi. Bu karar, sahada ter döken, kalemini namusu bilen gerçek gazeteciler için bir nebze de olsa teselli oldu.
