
Günlük yaşamda doğru kabul edilen bazı sağlık bilgileri, bilimsel gerçeklerle örtüşmeyebiliyor. Özellikle günümüzde internet ve sosyal medyada hızla yayılan kulaktan dolma bilgiler, gereksiz ilaç kullanımından yanlış beslenme alışkanlıklarına kadar pek çok konuda hatalı uygulamalara yol açabiliyor.
Kişinin kendi sağlık durumuna ilişkin bir karar vermeden önce güvenilir kaynaklara başvurması ve gerektiğinde doktor görüşü alması, yanlış uygulamaların önüne geçilmesinde büyük rol oynuyor. “Sağlık konusunda doğru bilgi edinmek kadar, gerektiğinde uygun tedavinin kişiye özel olması ve doğru şekilde uygulanması da büyük önem taşır” diyen Medline Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Selim Özgül, halk arasında doğru bilinen yanlışları anlattı.
“Her ateşte antibiyotik gerekir”
Toplumda en sık karşılaşılan yanlışlardan biri, ateş görüldüğünde antibiyotik kullanılması gerektiği düşüncesidir. Oysa ateş, vücudun enfeksiyonlara karşı geliştirdiği doğal yanıtlardan biridir ve tek başına bir bakteriyel enfeksiyonun varlığı anlamına gelmez. Özellikle viral enfeksiyonlarda antibiyotiklerin herhangi bir tedavi edici etkisi yoktur. Gereksiz antibiyotik kullanımı ise direnç gelişimine neden olarak ilerleyen dönemlerde tedaviyi güçleştirebilir. Bu nedenle antibiyotiklerin yalnızca doktor değerlendirmesi ve önerisiyle kullanılması önemlidir.
“Vitamin ne kadar fazlaysa o kadar faydalıdır”
Vitamin ve minerallerin sağlıklı yaşam için gerekli olduğu bilinse de bu durum, yüksek miktarda vitamin kullanımının daha faydalı olduğu anlamına gelmez. Özellikle bazı vitaminlerin gereğinden fazla alınması çeşitli sağlık sorunlarına kapı aralayabilir. Takviye ürünlerinin gelişigüzel kullanılması yerine, kişinin beslenme düzeni ve ihtiyaçlarının değerlendirilmesi gerekir. Eksiklik saptanması halinde, uygun takviyeler doğru dozda kullanılmalıdır.
“Üşümek doğrudan hastalığa neden olur”
Soğuk havaya maruz kalmanın tek başına grip veya soğuk algınlığına neden olduğu düşüncesi de oldukça yaygın ama yanlış bir inanıştır. Bu hastalıkların temel nedeni virüslerdir. Bununla birlikte kapalı ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesi ve enfeksiyonların kişiden kişiye daha kolay bulaşması gibi faktörler, özellikle soğuk aylarda hastalıkların yayılmasını kolaylaştırır. Dolayısıyla bu gibi hastalıklardan korunmada yalnızca yeterli şekilde giyinmek değil, el hijyeni ve uygun havalandırma şartlarının sağlanması gibi önlemler de önem taşır.
“Herkes günde iki litre su içmeli”
“Günde mutlaka iki litre su içilmeli” önerisi de herkes için geçerli bir kural değildir. Günlük sıvı ihtiyacı; yaş, vücut ağırlığı, beslenme, fiziksel aktivite, hava sıcaklığı ve kişinin sağlık durumuna göre değişebilir. Özellikle sıcak havalarda veya yoğun fiziksel aktivite sırasında sıvı ihtiyacı artar. Bu nedenle tek bir rakama bağlı kalmak yerine susuzluk belirtilerini dikkate almak ve kişinin koşullara uygun miktarda sıvı tüketmemesi daha uygundur.
“Kendimi iyi hissediyorsam kontrole gerek yok”
Bazı hastalıklar, özellikle erken dönemlerinde belirti vermeden ilerler. Bu nedenle bireyin herhangi bir şikâyetinin bulunmaması, tüm sağlık değerlerinin normal olduğu anlamına gelmeyebilir. Düzenli sağlık kontrolleri ve kişinin yaşına, cinsiyetine ve risk faktörlerine uygun yapılacak taramalar, bazı hastalıkların erken dönemde fark edilmesine yardımcı olabilir.
