Sanat üretimine 1994 yılında İstanbul’da açtığı seramik atölyesi ile başlayan Pelin İnal ÖZKAL Hanım;
Camla ilgili çalışmalarıma 1999 yılında başladım diye anlatıyor.
Bizde neredeyse noktasına virgülüne dokunmadan bu büyük sanat yolculuğunu sayfamızda paylaşıyoruz.
SERAMİK SANATINDAN FÜZYON CAM TEKNİĞİ’NE GEÇİŞ
İstanbul ve Assos’daki atölyelerimde üretimlerime devam ederken, birçok kurumda ve cam ocağı vakfında füzyon cam tekniği konusunda eğitimler verdim.
Çalışmalarımı ağırlıklı olarak füzyon cam tekniği ile sürdürüyorum. Basit anlamıyla füzyon cam tekniği, renkli ve natürel camların doku ve şekil verilerek yaklaşık 800 derecelerde eritilip birleştirilmesi tekniğidir.
Fakat bu teknik kendi içinde farklı yöntemler de barındırır.
Ayrıca çalışmalarımda kalıpla cam şekillendirme tekniğinide kullanıyorum ve seramikle birleştirilmiş cam heykeller çalışmayı seviyorum.
Cam sanatına başladığım dönemde okullarda henüz cam bölümü yoktu ve cam eğitimi alabileceğiniz başka bir kurum da yoktu.
O yıllarda benim seramik atölyem vardı ve sürekli camla ilgili denemeler yapıyordum.
Yurt dışından gelen cam sanatıyla ilgili kitapları okuyordum. Seramik tekniklerine hakim olduğum için cama kolaylıkla geçiş yapabildim. Hatta Kütahya’da bir firma, ilk cam fırınını benim için üretti. Füzyon cam fırını dahi üreten yoktu o yıllarda fakat aradaki dönem bayağı zorluydu her şeyi kendim çözmek zorundaydım.

Bu sanat yolculuğumda cam benim için bir tutku haline geldi.
Evde minik bir deneme fırınım vardı ve gece aklıma bir şey geldiğinde kalkar hemen bunu denerdim.
25 yılım cam ile geçti ama hâlâ yeni yöntemler geliştirmeye devam ediyorum cam mükemmel bir malzeme.
İlk kişisel cam sergimi 2002 yılında gerçekleştirdim.
Şimdiye kadar 16 kişisel sergi açtım, 19 karma sergiye katıldım.
Eserlerim yurtiçinde ve yurtdışında birçok özel koleksiyonda yeraldı.





Çalışmalarımda genellikle mitolojik ve tarihsel ögelerden esinleniyorum.
İki sergim “Şaman Kültürü” ile ilgiliydi.
“Destansı Dokunuşlar ve Arayış Hikayeleri.”
Şaman kültürü insanlık tarihi kadar eski olan en kadim inanç sistemlerinden biri olarak beni herzaman etkilemiştir ve ben bunu çalışmaktan çok keyif alıyorum.
Sanatsal üretimi yapısal çözümlerle birleştiren tasarımlar ve ağırlıklı olarak bir defaya özgü iç mekan uygulamaları, camla birleştirilmiş mobilya tasarımları, mimari camlar, sanatsal camlar, cam aksesuarlar ve takı üzerine çalışmalarımda devam etmektedir.
Atölyemde bir çok kişiye destek oldum,
Onlara bir şeyler verebildiysem, öğretebildiysem ne mutlu…
Artık batı Karadeniz’in bir balıkçı köyündeyim. Sanatımı burada doğadan aldığım enerjiyle üretmeye devam ediyorum.
Cam benim için büyük bir tutku ve uzun zamanlar daha üretimime devam etmek dileğim…

