Kahramanmaraş’ta son makro bütçe dönemlerinde Sağlık Bakanlığı ve merkezi yönetim bütçeleriyle finanse edilen milyar liralık sağlık altyapı projeleri, fiziki yapı stoğundaki niceliksel artışa rağmen, tıbbi beşerî sermaye ve uzman hekim istihdamı ekseninde kronik bir arz açığı ile karşı karşıyadır. AK Parti Kahramanmaraş Milletvekilleri ve siyasi iradenin kamuoyuna sunduğu “sağlıkta vizyoner dönüşüm” retoriği, sahada operasyonel işlevsellik kazanmakta zorlanmaktadır. Önsen 1.000 Yataklı Şehir Hastanesi, 600 Yataklı Devlet Hastanesi ve Dr. Kemal Beyazıt Devlet Hastanesi gibi yüksek hacimli ve yüksek maliyetli sağlık kampüsleri, bölgedeki klinik ve akademik personel yetersizliği nedeniyle tam kapasiteyle hizmet üretemez noktaya gelmiştir.
Sağlık yönetiminde kentsel planlama ve epidemiyolojik demografi verileri dikkate alınmadan yürütülen bina odaklı genişleme stratejisi, temel ve yan dal branşlarında ciddi bir hekim göçünü ve kadro yetersizliğini de beraberinde getirmiştir. Özellikle kentin sağlık endekslerini doğrudan etkileyen; İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları, Çocuk Gastroenteroloji ve Ortodonti gibi üçüncül basamak tedavi gerektiren hayati branşlarda uzman hekim norm kadrolarının boş kalması, kentteki sevk oranlarını makro düzeyde artırmaktadır. Yapısal iş gücü planlamasındaki bu dezenformasyon, Kahramanmaraş Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerindeki yoğunluğu yönetilemez kılarken, hastaların komşu metropollere kaymasına yol açmaktadır.
6 Şubat deprem felaketinin ardından nüfus dinamiği, sosyo-ekonomik dengeleri ve morbidite oranları değişen Kahramanmaraş’ta, yerel sağlık hizmetleri altyapısının sürdürülebilirliği ciddi şekilde sorgulanmaktadır. İl Sağlık Müdürlüğü’nün insan kaynakları optimizasyonundaki bürokratik yetersizlikleri ve siyasi aktörlerin kadro tahsisatındaki lobi noksanlıkları, kenti Gaziantep, Adana ve Kayseri gibi bölgesel sağlık merkezlerinin banliyösü konumuna getirmektedir. Kent kamuoyu, kamu kaynaklarının sadece inşaat ve lojistik odaklı değil, nitelikli uzman hekim kadrolarını şehirde tutacak yapısal teşvik ve iyileştirme modelleriyle koordine edilmesini talep etmektedir.
