Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp

Kahramanmaraş’ta Bereket Rekoru: Kentte Son 66 Yılın En Yüksek Yağışı Kaydedildi

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün “2026 Su Yılı 11 Aylık Alansal Kümülatif

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün “2026 Su Yılı 11 Aylık Alansal Kümülatif Yağış Raporu” verilerine göre Türkiye, tarihinin en yağışlı dönemlerinden birini yaşarken, bu tarihi rekorun merkez üslerinden biri de Kahramanmaraş oldu. 1 Ekim 2025 – 31 Ağustos 2026 tarihlerini kapsayan 11 aylık dönemde Kahramanmaraş, son 66 yılın en yüksek yağış miktarını alarak rekor kırdı.

Özellikle baraj doluluk oranları ve tarımsal rekolte açısından hayati önem taşıyan bu artış, kentteki üreticinin ve vatandaşın yüzünü güldürdü. Kahramanmaraş’ın da yer aldığı Akdeniz Bölgesi’nde metrekareye düşen ortalama yağış miktarının 939,3 kilograma ulaşmasıyla birlikte, bölge genelinde geçen yıla kıyasla yüzde 100’ün üzerinde bir artış sağlandı.

Türkiye Genelinde ve Bölgede Öne Çıkan Başlıklar:

  • Kahramanmaraş Rekor Listesinde: Kahramanmaraş; Adana, Hatay, Osmaniye ve İzmir gibi illerle birlikte son 66 yılın en yüksek yağış seviyesine ulaşan kentler arasında yer aldı.
  • Ülke Genelinde Yüzde 77’lik Artış: Türkiye genelinde metrekareye ortalama 709,2 kg yağış düşerken, yağışlar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 77, uzun yıllar ortalamasına (normaline) göre ise yüzde 29 arttı.
  • Yağışlı Gün Sayısı Yükseldi: Türkiye ortalamasında 95,8 gün olan yağışlı gün sayısı, bu dönemde 111,8 güne çıkarak normallerinin yüzde 17 üzerine geçti.
  • Bölgesel Lider Güneydoğu ve Akdeniz: Yağışların normaline göre en çok arttığı bölge yüzde 46 ile Güneydoğu Anadolu olurken, Akdeniz Bölgesi de son 66 yılın en yüksek seviyesine ulaşarak tarihi bir rekor kırdı.

Uzmanlar, Kahramanmaraş ve çevresinde kaydedilen bu rekor yağışların yeraltı su kaynaklarını beslemesi ve önümüzdeki dönemde yaşanabilecek kuraklık riskini ciddi oranda azaltması açısından kritik bir dönüm noktası olduğunu vurguluyor.