Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp

KAKTÜSLERİ TUVALİNDE YAŞATAN RESSAM FIRAT ALTINDAL

1987 doğumlu Ressam Fırat ALTINDAL ilkokula Burdur Yeşilova’nın küçük bir

1987 doğumlu

Ressam Fırat ALTINDAL ilkokula Burdur Yeşilova’nın küçük bir yörük köyünde başladığında, köyde çocukların oyuncakları çamur, gazoz kapağı, ağaç çubuklar gibi şeylerdi ve bunlardan kendi oyuncaklarımızı yapmaya çalışırdık.

İlk yaratıcılığım böyle başladı diye anlatıyor.

Aydın Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden sonra Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü’nü tamamlayan Ressam Fırat ALTINDAL üniversite son sınıfta iken İstanbul’da çeşitli galerilerle çalıştığını söylüyor.

Bu yıllarda kendisi de sanat hayatına yeni atılan galerici ve sanat yönetmeni Hasan SARITAŞ ile tanıştım ve bir dönem beraber çalıştık.

Ekonomik sebeplerden ötürü düzenli bir işe girmem gerekti.

O dönem Otantika Etnografya Müzesi’nde Sanat tarihçiliği yaptım. Müzede Osmanlı dönemi kumaş ve kumaş üzeri nakış işleme eserler konusunda uzmanlaştım.

Kumaşlara olan ilgimden dolayı bir kumaş fabrikasından gelen teklif üzerine, üç yıl dünyaca ünlü gömlek firmalarına jakarlı kumaş tasarımları yaptım.

Hayatımdaki en büyük bir dönüm noktası ise, oyuncu Ayla ALGAN ile tanışmam oldu.

Kendisinden oyunculuk, temel sanat ve sanat felsefesi konusunda çok değerli dersler aldım.

2016 yılında Milli Eğitim Bakanlığı bünyesine Görsel Sanatlar Öğretmeni olarak

Gaziantep Şahinbey İlçesine atandım.

Bu süre içerisinde sanatsal üretimime ara vermiştim.

Bunun sebebi bölgenin tarihi ve kültürel yapısının çok derin olmasıdır.

Bu tarihi ve kültürel yapıyı incelemek için birçok şehri gezdim.

Bölgenin sanatından ve kültüründen çok şeyleri heybeme attım.

2019 yılında İstanbul’a dönüş yaptım.

Bu dönüşle beraber yeniden üretim sürecine başladım.

Bu süreçte sirenler serisi ile sanat camiası içerisinde etkili bir çıkış yaptım.

Bu çıkışın ardından sanatımı bir adım daha ileri taşımak için, duruşuna ve sanata bakışına çok değer verdiğim Hasan SARITAŞ ile sağlam temelli, etkili bir yol haritası oluşturduk.

Ressam Fırat ALTINDAL’a Bu yol haritasının ilk süreci için resim yapmaya başlamasından sonra;

çalışmalarında niçin kaktüsler ve kadınlar uzun süren bir konu oldu diye soruyoruz?

Sanatçı kaktüslerin dayanıklılık, güç, yeniden doğum ve savunma sistemi gibi özelliklerini kadınlara atfettim.

Bu Konuyu işlerken geçmiş yaşantımdan bir aktarım sağladım.

Sanıyorum altı yaşındayken kaktüslerin üzerine düşmüştüm. Müthiş bir acı.

Belki o an anlamamıştım ama kaktüslerin kendini savunmak, koruma kalkanı oluşturmak için çiçeklerini dikenlere evirdiğini ilerleyen yaşlarımda kavradım.

Ben o kaktüsün üzerine düşerek istemeyerek kaktüsün yaşam alanına müdahale etmiştim.

O da kendini savundu.

Yani bana DOKUN-MA dedi.

Dokun-Ma Serisi buradan doğdu ve çeşitlenerek yeni dallarıyla ilerliyor.

Kadınlara atfedilen özelliklerin yanında; araştırdıkça kaktüslerin liderlik özelliklerininde, dünyaya liderlik yapmış ve tarih yazmış kişilere atfetme fikri bende gelişti.

Ressam

Fırat ALTINDAL

2022 senesinde kaktüslerin biyolojik gelişimini insan psikolojisi ile metaforlayarak başladığı ve birbirinin devamı şeklinde birbirini tamamlayan

DOKUN-MA, SAVUN-MA, KONUŞ-MA serilerini başarılı bir şekilde üretmeye devam etmektedir.

Hasan SARITAŞ,       Muzaffer SALİHOĞLU ile birlikte.

Savun-Ma Serisi’ne ait

Büyük İskender baş yapıtı.

Sanatçının şimdiye kadarki sergileri

Bodrum HGC Art, Nino Varon sergisi, Londra Turquoise karma sergisi şeklinde gerçekleşmiş olup; önümüzdeki sezon Hasan Sarıtaş Galeri ile yurtiçi ve yurtdışı etkinlikleri devam edecektir.

Sanatı bir piramit olarak düşünürsek, tabanın üzerine yapılacak olan inşaatın derinleşerek sürmesi ve sağlam bir temel üzerinde yükselmesi gerektiğine inandığını ifade eden sanatçı, bunun temellerinin de doğumdan hemen sonra atıldığına inanıyorum diyor.

Çocuklukta oynadığımız oyunlardan, yaşadığımız olaylara kadar herşey bu süreci etkiliyor.

Sanatsal üretimin yanında, yapıyor olduğum öğretmenlik mesleğinde de bunu çok önemsiyorum.

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bir köy okulunda Bakanlığımızdan gelen bir projeyi yürütüyorum.

Proje kapsamında her gün ayrı bir okuldan otuzbeş öğrenci okulumuzu günübirlik ziyaret ediyor.

Bu ziyaret sırasında öğrencilere çamurdan böcekler tasarlatıp, tasarladıkları böceklere hikayeler yazmalarını istiyoruz.

Öğrencileri ormana götürüp, çevresindeki materyaller ile kendilerine barınak yapmalarını söylüyoruz. Büyüteçlerle canlıları inceletip yaşam alanlarında neler yaptıklarını gözlemlemelerini sağlıyoruz.

Eminim piramitin ilk temelini bu şekilde atmış oluyoruz. Üzerini inşaa etmek kişinin kendi elinde.

Benim açımdan da olumlu ya da olumsuz yaşamış olduğum deneyimlerin hepsini ben kendi piramitime taş olarak koyduğuma inanıyorum.

Bu inşaa sürecinin ise hiç bitmeyeceğini biliyorum. Ucunun nereye gideceğini benim yaşantılarım belirleyecek. En büyüğünü yapmak için çalışıyorum.

Bu süreçte bana destek olan herkese çok teşekkür ediyorum diyor.

İşte çok değerli bir sanatçı böyle yetişiyor ve bizde kendisine çok teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.