Dulkadiroğlu Belediye Başkanı Mehmet Akpınar, kendisine hediye edilen hat tablosu üzerinden kalbin huzuru, aile yapısı, toplumsal adalet ve medeniyetlerin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Akpınar, Kur’an-ı Kerim’in Ra‘d Suresi’ndeki “Kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur” ayetinin yalnızca bireysel huzurun değil, toplum düzeninin de temel ölçülerinden biri olduğunu vurguladı.
Dulkadiroğlu Belediye Başkanı Mehmet Akpınar, Hattat Arif Yücel’in bir öğrencisinin ziyareti sırasında kendisine hediye ettiği ayet yazılı hat tablosunun ardından anlamlı bir değerlendirmede bulundu.
Üzerinde “Elâ bi zikrillâhi tatmeinnü’l-kulûb” ifadesinin yer aldığı tabloyu uzun süre incelediğini belirten Akpınar, “Dikkat edin! Kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur” ayetinin insanın yanı sıra aile, toplum ve medeniyetlerin huzuruna ilişkin de önemli mesajlar taşıdığını ifade etti.
“İnsanın neyle huzur bulacağını en iyi bilen Allah’tır”
İnsanın yaratılışını, ihtiyaçlarını ve zaaflarını en iyi bilenin Allah olduğunu dile getiren Akpınar, insanın hayatında manevi ölçünün kaybolmasının yalnızca ibadet hayatını değil, doğru ve yanlış, helal ve haram, hak ve haksızlık arasındaki sınırları da etkilediğini söyledi.
Akpınar, günümüzde insanların huzuru çoğu zaman maddi imkânlarda aradığını belirterek, daha fazla para, daha büyük ev, makam, tüketim ve şöhretin tek başına mutluluk getirmediğine dikkat çekti.
Teknolojik ve ekonomik gelişmelere rağmen modern insanın huzur arayışının devam ettiğini ifade eden Akpınar, aile içindeki iletişim sorunlarından yalnızlaşmaya, ticarette güven kaybından haksız kazanca kadar birçok toplumsal problemin yalnızca maddi gelişmeyle çözülemeyeceğini savundu.
“Maddi olarak büyümek, insan olarak büyümek değildir”
Başkan Akpınar, toplumların gelişmesinin yalnızca ekonomik ve teknolojik göstergelerle değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Teknoloji ilerleyebilir fakat ahlak gerileyebilir. Ekonomi büyüyebilir fakat merhamet küçülebilir. Binalar yükselebilir fakat insanlık seviyesi düşebilir” ifadelerini kullandı.
Akpınar, Allah’ı hayatının merkezine alan insanın davranışlarında da bir ölçü bulunacağını belirterek, ticarette dürüstlükten yöneticilerin adalet anlayışına, aile içindeki sorumluluklardan güçlülerin zayıflara yaklaşımına kadar birçok alanda manevi sorumluluk bilincinin belirleyici olduğunu kaydetti.
Endülüs örneği üzerinden medeniyet vurgusu
Değerlendirmesinde Endülüs medeniyetine de değinen Akpınar, yüzyıllar boyunca ilim, sanat, mimari ve düşüncenin önemli merkezlerinden biri olan Endülüs’ün farklı inanç gruplarının bir arada yaşadığı önemli bir medeniyet tecrübesi ortaya koyduğunu ifade etti.
Elhamra Sarayı’nda yer alan “Lâ gâlibe illallah” sözünü hatırlatan Akpınar, bu ifadenin insana güç, servet ve iktidarın mutlak olmadığını hatırlattığını belirtti.
Akpınar’a göre insanın kendisini merkeze koymasıyla birlikte ihtiras ve gösteriş büyürken adalet ve kardeşlik zayıflıyor. Bunun sonucunda ise toplumsal çözülmenin önü açılıyor.
“Medeniyetlerin de bir kalbi vardır”
Medeniyetleri insan bedenine benzeten Akpınar, “Kalp sağlam olursa beden ayakta kalır. Kalp bozulursa dışarıdan ne kadar ihtişamlı görünürse görünsün çöküş içeriden başlamıştır” değerlendirmesinde bulundu.
Kendisine hediye edilen hat tablosunun yalnızca estetik bir eser olarak görülemeyeceğini belirten Akpınar, tablonun aynı zamanda hayata dair bir ölçüyü hatırlattığını ifade etti.
Akpınar açıklamasını şu mesajla tamamladı:
“Kalpler Allah’ı anmakla huzur bulur. Aileler Allah’ın ölçüsünü hatırlamakla huzur bulur. Ticaret ahlakla huzur bulur. Devlet adaletle huzur bulur. Toplum hak ve merhametle huzur bulur. Medeniyet ise bütün bunların merkezine yeniden Allah’ın ölçüsünü koyduğunda istikamet bulur.”
Akpınar, insanlığın bugün aradığı huzurun çok karmaşık teorilerden ziyade, asırlar önce bildirilen temel bir hakikatte aranması gerektiğini belirterek sözlerini, “Dikkat edin! Kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur” ifadeleriyle noktaladı.
