Kahramanmaraş’ın Andırın ilçesinde, Aslantaş Barajı’nın yapımıyla sular altında kalan eski köylerden geriye kalan en çarpıcı iz, kuşkusuz Gökahmetli Camii. Yeşilova mevkiinde, gölün tam ortasından yükselen bu tarihi yapı, yıllardır hem suya hem de zamana karşı sessiz bir direniş sergiliyor.
Barajın Ortasında Yalnız Bir Sembol
Aslantaş Barajı’nın suları yükseldiğinde bölgedeki birçok yerleşim yeri haritadan silinirken, Gökahmetli Camii’nin duvarları ve minaresi bu değişimin en somut hatırası olarak kaldı:
-
Değişken Manzara: Su seviyesinin düştüğü kurak dönemlerde caminin gövdesi tamamen ortaya çıkarken, bol yağışlı mevsimlerde sadece minaresinin bir kısmı su yüzeyinde kalarak görsel bir şölen oluşturuyor.
-
Geçmişin İzi: Bir zamanlar köy halkının toplandığı, kandillerin ve bayramların yaşandığı bu cami, şimdilerde sadece balıkçıların ve doğa fotoğrafçılarının uğrak noktası.
Bir İbadethaneden Fazlası: Köyün Hafızası
Bölge halkı için Gökahmetli Camii, sadece taş ve harçtan ibaret bir yapı değil. O, sular altında kalan eski evlerin, komşulukların ve çocukluk anılarının yegâne temsilcisi. Baraj kıyısından bu manzarayı izleyen Andırınlılar, suların derinliklerine gömülen eski yaşamlarını bu cami üzerinden yâd etmeye devam ediyor.
Andırın’ın “Batık” Hikâyesi
Doğal güzellikleriyle tanınan Andırın’da, Aslantaş Barajı’nın sakin suları arasında yükselen bu yapı, ilçenin en dramatik ve etkileyici hikâyelerinden biri olarak hafızalardaki yerini koruyor. Zamana ve dalgalara meydan okuyan cami, geçmişle bugün arasında kurulan hüzünlü bir köprü gibi varlığını sürdürüyor.
