Sanat eğitimine Tekirdağ Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümü’nde başlayan, Lisans eğitimini Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Resim İş Öğretmenliği Bölümü’nde tamamlayan Servera; sanatsal üretiminde graffiti ve mural sanatının özgür, deneysel ve kamusal yapısını, klasik resim geleneğinin ışık, kompozisyon, anatomi ve anlatı olanaklarıyla bir araya getirir.

İnsanoğlu ilk resimlerini mağara duvarlarına ve yalçın kayalıklara yaptı.
Gerçekçi figürler, güçlü ışık gölge kullanımı ve farklı dönemlere ait sanat eserlerini yeniden yorumladığı çalışmaları bulunmaktadır.

Üretimlerinde yalnızca bir görüntüyü yeniden tasarlamak yerine, tanıdık imgeleri farklı bir bağlamda ele alarak izleyiciye yeni bir okuma alanı açmayı hedeflemekte olan Servera özellikle büyük ölçekli duvar resimleri ve gerçekçi spray paint uygulamalarıyla tanınırken; zaman içerisinde üretim pratiğini tuval ve farklı yüzeylere de taşımıştır.

Benim için sanat, geçmiş ile bugün arasında kurulan canlı bir iletişim alanıdır.
Diye kendisini tanımlayan Servera; Sanat tarihini yalnızca korunması gereken bir miras olarak değil, yeniden yorumlanabilecek ve bugünün dünyasıyla ilişkilendirilebilecek bir kaynak olarak görüyorum diye devam ediyor.

Graffiti ile kurduğum ilişki, sanatın geleneksel sergi alanlarının dışına çıkabileceğini ve herkesin karşılaşabileceği bir alanda var olabileceğini gösterdi. Duvar benim için yalnızca resim yapılan bir yüzey değil; kentin, insanların ve zamanın dahil olduğu yaşayan bir alandır.

Öte yandan klasik resmin ışık, anatomi, kompozisyon ve anlatım gücü üretimimin önemli bir parçası. Bu nedenle çalışmalarımda sokak sanatının özgürlüğüyle klasik resmin disiplinini karşı karşıya getirmek yerine, ikisini aynı yüzeyde buluşturmayı tercih ediyorum.

BİR ESER DUVARDA BAŞLAYABİLİR VE TUVALE TAŞINABİLİR
Bazen yüzyıllar önce yapılmış bir tabloyu yeniden ele alıyor, bazen gerçekçi bir portreyi büyük bir duvara taşıyor, bazen de duvarda başlayan bir çalışmayı tuvale dönüştürüyorum. Benim için önemli olan tek bir tekniğe bağlı kalmak değil; anlatmak istediğim fikre en uygun dili bulabilmek.

Sanatın dönüşebilmesi gerektiğine inanıyorum. Bir eser duvarda başlayabilir, tuvale taşınabilir, farklı ışıklarda farklı bir görüntüye dönüşebilir veya teknolojiyle yeni bir katman kazanabilir. Bu nedenle üretim sürecimi sürekli denemeye ve yeni ihtimaller aramaya dayandırıyorum.


YORUMLAR