Sumbas ilçesi Höyük köyünde oturan Fatma Bekşen, 9 yıldır hasta olan ve bacağı kesilmesi gereken eşinin hastane gezmesine rağmen gerekli müdahalenin yapılmadığını iddia etti. 64 yaşındaki yatağa bağımlı engelli eşi Celal Bekşen’e bakan Fatma Pekşen, eşinin 10 yıl önce damar tıkanıklığı sebebiyle bacağında çürüme oluştuğunu, iki aydır tedavi için gerekli müdahalenin yapılmadığını belirterek
“Eşim 10 yıl önce damar tıkanıklığından felçlik geçirdi, yatağa bağımlı kaldı. Kadirli Devlet Hastanesi’ne gittim. Kadirli Devlet Hastanesi “biz bir şey yapamayız” dedi, Osmaniye’ye sevk etti. Osmaniye Devlet Hastanesi yoğun bakıma aldı, “anjiyo olacak” dediler anjiyo ettiler. Ondan sonra anjiyo ettikten sonra parmağını kestiler, tekrar servise aldılar yatış vermemişler zaten bize o parmak kesiminde de. Neyse doktor geldi “eve sevk edeyim, eve götürün, yapacak bir şey yok” dedi önce, sonra eve getirdim tekrar hasta durmayınca geri götürdük ambulansla Kadirli’ye. Kadirli tekrar ambulansla hastaneye sevk etti. Osmaniye Devlet Hastanesi’ndeki “bacağı kesilecek” dedi. Ben de onayımı verdim kesilecekse tamam kabul ediyorum dedim. “Ama masada kalır ” dediler, tamam ona da onayımı verdim imzamı attım. Sonra yine yoğun bakıma aldılar 2- 3 gün yoğun bakımda yatırdılar. Tekrar doktor beni çağırdı, tekrar vardım, dedi ki “Ameliyat yapamayacağız bizi aşıyor, bunu Adana Şehir Hastanesi’ne götüreceksiniz” dedi. Ambulans verin, sevk kağıdını verin, “sevk kağıdı da veremeyiz, ambulans da veremeyiz, kendi gücünüzle götüreceksiniz” dedi. Ben de dedim kendi gücümle götüremem. Hastayı aldım, ticari taksi tuttum hastayı aldım eve getirdim tekrar. Buradan da tekrar ambulans çağırdım Kadirli Devlet Hastanesi’ne götürdüm tekrar. Oradan da tekrar beni Osmaniye Devlet Hastanesi’ne gönderdiler. Osmaniye’den tekrar ticari taksi tuttum yine ilgilenmediler Adana’ya götürdüm Şehir Hastanesi’ne. Yani rezillikle götürdüm ben hastamı. Acile girdik, aldılar bunu içeri hemen ağrı kesici vurdular, yoğun bakıma aldılar. 2- 3 saat yatırdıktan sonra doktor beni çağırdı “Yapacak bir şey yok, kesilecek durumda değil” dedi. Tekrar eve sevk ettiler bizi. Ondan beri biz evdeyiz. (Andırın Postası)
