Bütün imkansızlıklara rağmen isyankar olmayan insanları ve çocukluğumdaki müslümanlığı özlüyorum.
Aşkına karşılık bulamasada uzaktan seven, edeb abidesi gençleri özlüyorum.
Çocukluğumun kışlarında yağan yağmurun sesini, kar altındaki sıcak yürüyüşleri ve tek beden olan arkadaşlıkları özlüyorum.
O günlerin yazlarını, mahalle bakkalarının eski gazete yada kitap sayfalarından külah yaparak içine çağla-canerik koyduklarını ve bunları tuza banarak yiyen çocuklarıda özlüyorum.
Çocukluğunu yaşayamamış, kucağında kese kağıdı ile akşam üstü evin ihtiyaçlarını temin etmenin mutluluğunu yaşayan babaları özlüyorum.
Yaz akşamlarında son lokmayı sokağın girişinde yutan, birlikte yazlık çay bahçelerinde aşk,futbol ve gelecek muhabbeti yapan gençleri özlüyorum.
İdareci, futbolcu , iş adamı, esnaf, memur, artist, amele, talebe, öğretmen hakim varsa sohbetlerine konu edinerek yarınların hesabını yapan gençleri özlüyorum.
Gençliğimin ramazan aylarınıda özlüyorum yazın en uzun günlerinde tutulan oruçları, akşam üstü satılan iftarlık meyam şerbetlerini, fırınlardan caddeye yayılan ramazan pidesinin kokusunu, ezanı bekleyen çocukların sabırsılığını, ramazanın bereketini en güzel şekliyle sofralara yansıtan cennet hatunu annelerin mutluluğunu özlüyorum.
Özlüyorum çünkü buna hakkım var.

YORUMLAR